geçen haftalarda nihayet fırını çalıştıracak kadar çalışmalarımız birikti de fırını açabildik.. deli gibi bu günü bekliyordum. salı günü sırlama yapmak için kursa gittim. fırını açmak için dolmasını beklediğimizden ben de elimde ne varsa fırına yetiştirebilmek için baya bi acele ettim..
bir önceki yazımda bahsettiğim 30cm'lik tabağım tamamlandı))
bunun kontörünü çok ince çekmeye çalıştım, o sebepten beni baya bir oyaladı.
bu da sırlanma aşaması.. sır yapmak beni her zaman korkutuyor. o kadar uğraştığım şeylerin üstüne bembeyaz sırı dökünce boyalar hiç gözükmüyor, bu da beni korkutuyor))
sır'a cam tozu diyebiliriz. belirli bir oranda su ile karıştırılarak çinilerin (fırına değen en alt kısımları hariç, çünkü oralar da sırlanırsa yapışıyor) üzerine döküyoruz. koyu renkler çok sır çekiyor, o yüzden bazen 2 kere sırlanabiliyor. normalde çinileri ellediğimizde kaygan bir tabaka vardır ya üzerinde, işte onu sağlayan fırından önceki sır aşaması..
bu da fırın.. merak edeni çok idi
sıra fırından çıkanlara geldi.. işte sevgili, ilk tabağım))
daha önceki çalışmalarım sadece birkaç karodan ibaret olduğu için asıl renk dalgalanma olayını bu tabağımda kavramış oldum. dışını koyu, içini biraz daha açık yapmaya çalıştım. özet olarak şu an tabakla bir aşk yaşıyoruz))
bu arada hocamız sürekli elimizde olan renklerle bir renk skalası yapmamızı istiyordu. onu da nihayet yapmış oldum.
tamamlayalı baya olan bu kompozisyonum da fırından çıktııı. renk skalasını önceden yapmadığımdan, renklerden bazıları düşündüğümden açık renkli çıktı. ama yine de seviyorum kendisini.. bunu sevgili teyzelerimden birine hediye olarak yaptım.. çok mutlu oldu :) şu an çerçevecide kendisi
bir diğer çalışma da, önceden gösterdiğim bu tabağım. bitmiş halini gerçekten çok severek kullanacağımdan emin olabilirsiniz))
bu arada çinilerimi aldıktan sonra medresenin hemen üstünde islami sanat eserlerinin satıldığı, çok hoş bir mekan var, oraya gittim. çok güzel hediyelerim oldu bu sayede)) bu arada oranın yöneticisi çini çalışmalarımı satmak istersem oraya getirebileceğimi söyledi. şimdilik bu bebeklerin hepsi benim, hiçbirine kıyıp da bırakmadım tabii ki))
öyle yani arkadaşlar, eserlerimi orada görürseniz şaşırmayın))
bu hediyelerimden biri.
bunlar da iki karonun arkaları..
sona yaklaşmışken, bu çalışmaları özellikle de gerçekten gören arkadaşlarım çok şaşırıyorlar ve beğendiklerini söylüyorlar. bu da beni çok mutlu ediyor.. tabi bu konuşmaların sonu artık şöyle bitmeye başladı: 'ben de çini yapıcam ya, bana da öğretsene'.. keşke benim de böyle söyleyebileceğim arkadaşlarım olsa arkadaşlar. buradan size sahip sesleniyorum. ne şanslısınız =D böyle de mütevaziyim.
kapanışta da bir kurs sonrası manzarası paylaşayım sizlerle.. bu arada şu an bir kase ve bardağı tamamlamış bulunmaktayım. maşallah çok güzel oldular)) yaptıklarım ortaya çıkmaya başladıkça ben de hızlanmaya başladım sanki..
















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder