Resimler

Resimler

20 Mayıs 2015 Çarşamba

fırından taze taze çıkanlar

geçen haftalarda nihayet fırını çalıştıracak kadar çalışmalarımız birikti de fırını açabildik.. deli gibi bu günü bekliyordum. salı günü sırlama yapmak için kursa gittim. fırını açmak için dolmasını beklediğimizden ben de elimde ne varsa fırına yetiştirebilmek için baya bi acele ettim..

bir önceki yazımda bahsettiğim 30cm'lik tabağım tamamlandı))
bunun kontörünü çok ince çekmeye çalıştım, o sebepten beni baya bir oyaladı. 

bu da sırlanma aşaması.. sır yapmak beni her zaman korkutuyor. o kadar uğraştığım şeylerin üstüne bembeyaz sırı dökünce boyalar hiç gözükmüyor, bu da beni korkutuyor))

sır'a cam tozu diyebiliriz. belirli bir oranda su ile karıştırılarak çinilerin (fırına değen en alt kısımları hariç, çünkü oralar da sırlanırsa yapışıyor) üzerine döküyoruz. koyu renkler çok sır çekiyor, o yüzden bazen 2 kere sırlanabiliyor. normalde çinileri ellediğimizde kaygan bir tabaka vardır ya üzerinde, işte onu sağlayan fırından önceki sır aşaması..
bu da fırın.. merak edeni çok idi

sıra fırından çıkanlara geldi.. işte sevgili, ilk tabağım)) 
daha önceki çalışmalarım sadece birkaç karodan ibaret olduğu için asıl renk dalgalanma olayını bu tabağımda kavramış oldum. dışını koyu, içini biraz daha açık yapmaya çalıştım. özet olarak şu an tabakla bir aşk yaşıyoruz))

bu arada hocamız sürekli elimizde olan renklerle bir renk skalası yapmamızı istiyordu. onu da nihayet yapmış oldum. 

tamamlayalı baya olan bu kompozisyonum da fırından çıktııı. renk skalasını önceden yapmadığımdan, renklerden bazıları düşündüğümden açık renkli çıktı. ama yine de seviyorum kendisini.. bunu sevgili teyzelerimden birine hediye olarak yaptım.. çok mutlu oldu :) şu an çerçevecide kendisi
bir diğer çalışma da, önceden gösterdiğim bu tabağım. bitmiş halini gerçekten çok severek kullanacağımdan emin olabilirsiniz))

bu arada çinilerimi aldıktan sonra medresenin hemen üstünde islami sanat eserlerinin satıldığı, çok hoş bir mekan var, oraya gittim. çok güzel hediyelerim oldu bu sayede)) bu arada oranın yöneticisi çini çalışmalarımı satmak istersem oraya getirebileceğimi söyledi. şimdilik bu bebeklerin hepsi benim, hiçbirine kıyıp da bırakmadım tabii ki)) 

öyle yani arkadaşlar, eserlerimi orada görürseniz şaşırmayın)) 
bu hediyelerimden biri. 
bunlar da iki karonun arkaları..
              

sona yaklaşmışken, bu çalışmaları özellikle de gerçekten gören arkadaşlarım çok şaşırıyorlar ve beğendiklerini söylüyorlar. bu da beni çok mutlu ediyor.. tabi bu konuşmaların sonu artık şöyle bitmeye başladı: 'ben de çini yapıcam ya, bana da öğretsene'.. keşke benim de böyle söyleyebileceğim arkadaşlarım olsa arkadaşlar. buradan size sahip sesleniyorum. ne şanslısınız =D böyle de mütevaziyim. 

kapanışta da bir kurs sonrası manzarası paylaşayım sizlerle.. bu arada şu an bir kase ve bardağı tamamlamış bulunmaktayım. maşallah çok güzel oldular)) yaptıklarım ortaya çıkmaya başladıkça ben de hızlanmaya başladım sanki.. 

8 Mayıs 2015 Cuma

bi maşallahınızı alırım))

şimdiye kadarki çinilerim sizlerleeeee))



 bu benim ilk kompozisyonum. o sebepten ayrı severim kendisini.. kontörünü de baya özenerek çekmişim farkındaysanız))

gördüğünüz gibi yukarıdaki pembeler fırına girince lacivert olarak çıkıyor ve çok güzel oluyor


sıradaki benim 4. yaptığım çini oluyor sanırım. ilk büyük çalışmam sanırım bu. büyük dediysem iki karodan oluşuyor yani.  ilk önce oturup güzeeeelce çiziyoruz sıkılmadan sabırla. şimdi ne uzun geliyor, nasıl yapmışım diyorum)) kompozisyona karar vermek zaten başlı başına bir süreç benim için. bir penç ya da hatayi ya da narın yerini belirlemişsem mesela, ondan sonra deli gibi kitapları tarıyorum her birine ayrı ayrı karar vermek için. seçemiyorum, beğenemiyorum o sebepten hemencecik olmuyor o işler. benden deli gibi hediye isteyenlere burdan sahip sesleniyorum. yavaş olun, sakin olun! ))




çizim işi bittikten sonra çizdiğimiz her çizgiyi deliyoruz. del del del bitmiyor.
 sonra bitince, fotokopisini çekip renk denemeleri yapıyoruz. çizdiğim eskiz kağıdı A4'ten büyük olunca müyendis ve mimar çiçukların çizimleri için gittikleri okulun ozalitinde fotokopi çektirmeye gitmiştim de bana uzaylı gibi bakmışlardı 'bu kız napıyor böyle ya, bu da nesi' diye))
desenlere zor karar veren birisi olarak renk denemesi yapmak da baya vaktimi alıyor, çünkü renk çok önemli)) ona da baya bi deneme yaptıktan sonra kontörüne başlamıştım büyük bir özenle..


vee boyanmış hali.. 2015in başlarında bitmişti aslında ama daha fırına bile giremedi zavallıcım. bekliyor. inşallah güzel olacak abileri ablaları..


gelelim bir sonrakine.. bir arada da hat ile çiniyi birleştirerek bir şeyler yapmaya çok heves etmiştim. hemen harekete geçip örnekler, ilham kaynakları bularak aşağıdaki tabağıma başlayıp bir günde bitirmiştim diyebilirim. sadece çini ile bile o kadar çok farklı şeyler yapmak aklıma geliyor ki anlatamam size.. tüm procelerim kafamda. bir bir gerçekleşmeyi bekliyorlar.
 neden B harfi diyecek olursanız canım öyle istedi. sonra da besmele'nin B'si oldu. bunun gibi elif, vav, nun harflerinin de tasarımları kafamda mevcut. ayrıca hattat bir arkadaşla bir gün oturup birlikte bir şeyler tasarlayacağız inşallah. yapmak istediğim diğer örneklerimde bana yardımcı olacak o sebepten mutluyum))
 internetten sipariş vererek kütahyadan aldığım bu kare tabaklarımı çok beğendim. bir tane daha var bundan. iki tane de bi büyük boyutunu alarak bu hat ve çinilerin beraber olduğu bir seri tamamlamak istiyorum inşallah..
renkleri bordo ve turkuaz olacak fırından çıktıktan sonra. ben de sabırsızlıkla bekliyorum..

sırada başka bir bebeğim var.
 bunu yapmak tahminimden de zor oldu itiraf etmeliyim ki.. desenler küçük, kapak ve kase yuvarlak olduğu için uğraşmıştım biraz. bunu yaptığımda kursa ara vermiştim..

 sonrasın fırından çıkınca da böyle bir güzel oldu işte..


şimdi ne yapıyorsun derseniz, çok güzel büyük bir tabağımın boyaması bitti sayılır.. ayrıca ayrı bir şey üzerinde daha çalışıyorum ama hediye olduğu için şimdilik yayınlayamıyorum. çoook sonra))

12 Nisan 2015 Pazar

ananemdeki çiniler

Haftasonu vakit bulup ananeme geldim. Uzun zaman olmustu ananemle vakit gecirmeyeli. sabah kahvaltı icin mutfağa giderken bi baktim her zaman geçtiğimiz giriste cok guzel bi çini var. Yillardir orda asiliydi ama daha once hiç farketmemisim güzelliğini.. Ananeme dedim anane bu ne kadar güzelmiş ya diye. Sonra ananemle icinde yazan isimleri okuduk, o da şaşırdı. Daha once hic farketmemiş))
Ananemler daha onceden kutahyada oturmuslar. O zamanlardan kalma çiniler var, eski ve cok guzel. Ama dedigim gibi oncesinde ilgim olmadığı icin farketmemisim bile onlari. Ananem de eskiden daha cok olduklarını, herkese hediye verdiklerini soyledi(( keske gorebilseydim onlari.
Sonra kendi odamdakini farkettim))
ve sonra diğerlerini..

17 Mart 2015 Salı

ilk karolarım

üniversite yıllarından beri çini gibi klasik islami bir sanatla ilgilenmek istiyordum ama o zamanlar sürekli bir yoğunluğum olduğu için zaman ayıramamıştım. üniversiteyi bitirince en azından bir günü kendime ayırabilmeye başladım)) (gerçi bu yazı taslağını yazarken durum buydu ama değişti(( )

ilk başta islami geometrik desenler ilgimi çekiyordu. kendi kendime çizmeye çalışıyordum ama o da bir hayli zor iş. ve bununla ilgili henüz doğru dürüst bir kurs yok. daha sonra çiniye başlamak istedim ve kendime çok güzel bir kurs buldum caferağa medresesinde. 



çok huzurlu bir yer. ve kahveyi çok güzel yapıyorlar. her seferinde kendime bir orta kahve ısmralarım orada.. yeri de çok güzel bir yerde. ayasofya camii'nin arkasında kalıyor, ordan da bazen turistlerin çokluğundan üşenmezsem sultanahmet'e geçiyorum. bazen de sirkeci'deki esnaf lokantalarına gidip bi güzellik yapıyorum kendime))

kursa 3 ay gittikten sonra ara verdim. okulla birlikte istediğim kadar ilgilenemiyordum. bir de tatil yaptım tabi. ara verince de biraz çalışmış oldum. 

Yukarıdaki iki lacivert bordo karolar, benim ilk fırınlanmis çinilerim. özellikle ilkini baya dalgalı boyamışım. çini boyarken fırçanın ucunu bisküviye değdirmiyoruz. fırçanın ucundaki suyu yüzdürüyoruz. kapağa biraz boya koyuyoruz, üzerine su ekliyoruz. Boyarken de surekli karıştırmak lazım çünkü boya hemen dibe cöküyor. karıştırmayınca fırça yüzeye değdiği anda tüm boyayı orada bırakıyor siz de hönk diye kalıyorsunuz. sonra düzelt dur))

boyadan önce siyah şeritleri geçtiğimiz kısım kontür çekme. o da maharet isteyen bir iş açıkçası. acele etmemek lazım. tek seferde, titretmeden çizmek lazım. göze eyeliner çekmeye benziyor biraz)) ince, kalın, ince.. bu formu vermeyince pek güzel olmuyor. odun gibi tüm çizgiler aynı kalınlıkta oluyor. nerde kaldi estetik! ben tabi öyle yapmıyorum. güzel yapmaya çalışıyorum yavaş yavaş)) kihkohkohh

7 Mart 2015 Cumartesi

Bismillah..

her zaman olduğu gibi bugün de, çini kursundan yeni fırından çıkmış çinilerim ve yeni malzemelerimle eve dönüp heyecanlı heyecanlı yeni yeni şeyler yapmaya başlamıştım. Bu yaptıklarımı bir yandan insanlarla paylaşmak istiyordum ama sosyal medyada sürekli çinilerimle ilgili paylaşım yapmak istemiyordum. yani 'insanlar çinilerimi görsünler ama sadece gerçekten ilgili olanlar. öyle boş boş internette gezinenler değil' )) gibi bir düşünceye sahiptim. o sebepten 'ben niye blog açmıyorum? bizde niye yok!' gibi, ünlü düşünür veryansınları ile sesli düşünürken açayım hadi dedim.
çini baya zahmetli, bir o kadar da güzel bir uğraş. sürekli yeni yeni şeyler yapmaktansa yavaş yavaş güzel işler çıkarmak istiyorum başladığımdan beri. işte bu blog da benim çini günlüğüm olacak inşallah.
aslında zaman zaman çok çeşitli uğraşlarım oluyor. muhtemelen onlarla ilgili de paylaşım yaparım. mesela puzzlelarım gibi, efenime söyliyim yaptığım kanaviçe havluyu falan koyarım. okuduğum ilginç makalelerle ilgili yazarım. ama onlar resimsiz olacağı için okumadan geçersiniz. neyse, artık ne düşerse bahtınıza. ama merak etmeyin zevkime güvenirim))

Instagram