17 Mart 2015 Salı

ilk karolarım

üniversite yıllarından beri çini gibi klasik islami bir sanatla ilgilenmek istiyordum ama o zamanlar sürekli bir yoğunluğum olduğu için zaman ayıramamıştım. üniversiteyi bitirince en azından bir günü kendime ayırabilmeye başladım)) (gerçi bu yazı taslağını yazarken durum buydu ama değişti(( )

ilk başta islami geometrik desenler ilgimi çekiyordu. kendi kendime çizmeye çalışıyordum ama o da bir hayli zor iş. ve bununla ilgili henüz doğru dürüst bir kurs yok. daha sonra çiniye başlamak istedim ve kendime çok güzel bir kurs buldum caferağa medresesinde. 



çok huzurlu bir yer. ve kahveyi çok güzel yapıyorlar. her seferinde kendime bir orta kahve ısmralarım orada.. yeri de çok güzel bir yerde. ayasofya camii'nin arkasında kalıyor, ordan da bazen turistlerin çokluğundan üşenmezsem sultanahmet'e geçiyorum. bazen de sirkeci'deki esnaf lokantalarına gidip bi güzellik yapıyorum kendime))

kursa 3 ay gittikten sonra ara verdim. okulla birlikte istediğim kadar ilgilenemiyordum. bir de tatil yaptım tabi. ara verince de biraz çalışmış oldum. 

Yukarıdaki iki lacivert bordo karolar, benim ilk fırınlanmis çinilerim. özellikle ilkini baya dalgalı boyamışım. çini boyarken fırçanın ucunu bisküviye değdirmiyoruz. fırçanın ucundaki suyu yüzdürüyoruz. kapağa biraz boya koyuyoruz, üzerine su ekliyoruz. Boyarken de surekli karıştırmak lazım çünkü boya hemen dibe cöküyor. karıştırmayınca fırça yüzeye değdiği anda tüm boyayı orada bırakıyor siz de hönk diye kalıyorsunuz. sonra düzelt dur))

boyadan önce siyah şeritleri geçtiğimiz kısım kontür çekme. o da maharet isteyen bir iş açıkçası. acele etmemek lazım. tek seferde, titretmeden çizmek lazım. göze eyeliner çekmeye benziyor biraz)) ince, kalın, ince.. bu formu vermeyince pek güzel olmuyor. odun gibi tüm çizgiler aynı kalınlıkta oluyor. nerde kaldi estetik! ben tabi öyle yapmıyorum. güzel yapmaya çalışıyorum yavaş yavaş)) kihkohkohh

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder